GİRİŞ
Dijital çağ, bireyin mahremiyet alanını
kökten dönüştürmektedir. Yapay zeka
sistemleri, büyük veri analitikleri ve nesnelerin
interneti (IoT) teknolojileri, bireylerin yaşamının
her anından veri toplamaktadır. Bu gelişmeler,
"özel hayatın gizliliği" ilkesinin
yalnızca klasik anlamda devlet müdahalesine
karşı değil, aynı zamanda özel
sektörün ve otonom algoritmaların
müdahalelerine karşı da yeniden
yorumlanmasını zorunlu kılmaktadır.
Bu makalenin amacı, yapay zeka çağında
veri mahremiyetinin anayasal, yasal ve etik boyutlarını
tartışmak; mevcut koruma mekanizmalarının
yetersizliklerini ortaya koymak ve geleceğe yönelik
reform önerileri geliştirmektir. Bu bağlamda
çalışma, hukukun teknolojik
dönüşüm karşısında
yaşadığı yapısal gerilimi irdelemekte,
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu
("KVKK")'nun normatif
sınırlarını eleştirel biçimde
değerlendirmekte ve bireyin dijital kimliğinin
korunması için yeni anayasal hak kategorilerini
önermektedir.