Bir zamanlar yalnızca bilim kurgu eserlerinin konusu olan bir soru, artık mahkeme salonlarının kapısını çalmaktadır: Hakimler, savcılar veya bilirkişiler yapay zekadan ne şekilde ve hangi sınırlar içinde yararlanabilir? İstanbul’da bir ticaret mahkemesinin gerekçeli kararında1 yapay zekadan yararlandığını açıkça belirtmesi, bu soruyu teorik olmaktan çıkararak Türk yargısının güncel bir meselesi haline getirmiştir.
Kararda yapay zeka; yabancı hukuk kaynaklarının araştırılması, yabancı mahkeme kararlarının doğrulanması ve yabancı dildeki hukuki metinlerin Türkçeye çevrilmesi amacıyla kullanılmış, buna karşılık hukuki değerlendirme, delillerin takdiri, vicdani kanaatin oluşması ve hükmün kurulmasının tamamen hakime ait olduğu özellikle vurgulanmıştır.