Hakimler, yargı yetkisini millet adına
kullanırken devleti temsil ederler. Bu bakımdan önce
devlete, sonra taraflara karşı bağımsız
olması beklenen hakimin yalnızca hukuk kurallarıyla
bağlı olması ilkedir. Bir
düşünür bu doğrultuda, “Hakimler
hukukun hem efendisi hem de kölesidir” demiştir.
Avukat ise, serbest bir meslek icra etmekle birlikte adalet
faaliyeti dağıtımına
katıldığından kamu hizmeti de görmektedir.
Bu doğrultuda avukat, taraf temsilcisi sıfatıyla
müvekkilinin hak ve menfaatlerini korurken yargının
bir organı olarak da hukukun uygulanmasına
yardımcı olmaktadır. Tüm bu görev ve
yükümlülükler
ışığında, yakın zamanda
alınmış bir istinaf mahkemesi kararı
doğrultusunda hakimin hatalı yol göstermesi
üzerine avukatın, hakimin hatasını
sürdürmesinin kabul edilebilir olup
olmadığı tartışılacaktır.