Hukukumuzda alacaklının borçludan borcunu
tahsil edebilmesi için icra prosedürünün
yanı sıra iflas prosedürü de
öngörülmüştür. İcra hukukunda
borçlunun bir veya birkaç alacaklısı,
alacaklarını borçlunun
malvarlığından tahsil etmeye
çalışırlar. Oysa iflâs hukukunda,
tüm alacaklıların, borçlunun
malvarlığından tatmin edilmesi ilkesi
benimsenmiştir. Başka bir ifade ile iflas, iflasına
karar verilen borçlunun (müflisin), haczedilebilen
bütün malvarlığının cebri icra
yoluyla paraya çevrilip, bundan bilinen bütün
alacaklılarının tatmin edilmesini sağlayan
külli (toplu) bir cebri icra yoludur.1 Bu makalede,
icra dairesinde başlatılan iflas takibi
incelenecektir.
İflas yoluyla takip, yalnızca para veya teminat
alacaklarını kapsayan bir başvuru yöntemidir.
Paradan veya teminat verilmesinden başka bir konuya dayanan
alacaklar için, borçlu iflasa tabi olsa dahi,
alacaklı iflas yoluna başvuramaz. Alacaklının
borçlu için iflas talep etmesi için
borçlunun borca batık