Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği (“Yönetmelik”), 24 Eylül 2026 tarihli ve 33380 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. 7552 sayılı İklim Kanunu’nun (“İklim Kanunu”) 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 792/D maddesine dayanılarak hazırlanan Yönetmelik’te Türkiye Yeşil Taksonomisi (“Taksonomi”), belirlenen çevresel hedefler doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlayan ekonomik faaliyetlere ilişkin ilkeler ve kriterler üzerinden iklim finansmanının harekete geçirilmesine katkıda bulunan bir sınıflandırma sistemi olarak tanımlanmaktadır. Taksonomi’nin gözetim ve yönetimi, İklim Değişikliği Başkanlığı’na (“Başkanlık”) verilmiştir.
Yönetmelik ile getirilen raporlama rejimi, kademeli bir uygulama yaklaşımını yansıtmaktadır. Yönetmelik’in Ek 1’inde yer alan “uygun ekonomik faaliyetler”den en az birini yürüten kurum, kuruluş ve işletmeler, Yönetmelik’in 13(1) maddesi uyarınca gönüllülük esasına göre raporlama yapabilecekken, Yönetmelik’in 13(2) maddesinde belirtilen finansal kuruluşlar bakımından raporlama yükümlülüğü öngörülmüştür. Bununla birlikte, Yönetmelik’in Geçici 1. maddesi uyarınca söz konusu finansal kuruluşlar için getirilen raporlama yükümlülüğü 1 Ocak 2029 tarihine kadar ertelenmiştir. Her ne kadar 13(1) maddesi kapsamındaki kişiler bakımından raporlama gönüllü nitelikte olsa da, Yönetmelik etkisinin finans sektörü dışına da yayılmasına imkân tanıyan dolaylı bir mekanizma kurmaktadır. Zorunlu raporlama yükümlülüğüne tabi finansal kuruluşlar, kendi raporlamalarına konu olabilecek faaliyet ve işlemler bakımından bu kişi ve kuruluşlardan bilgi talep edebilecektir. Bu durum, uygulamada Taksonomi’nin yalnızca raporlama süreçlerini değil, aynı zamanda finansman sağlayanlar ile piyasa katılımcıları arasındaki bilgi akışını da şekillendirmesine ve zorunlu raporlama yükümlülükleri tam olarak yürürlüğe girmeden önce dahi etkilerinin finansman ilişkileri aracılığıyla reel ekonomide hissedilmesine yol açabilecektir.
Taksonomi Kapsamındaki Faaliyetler ve Uyum Şartları
Yönetmelik’in Ek-1’inde yer alan ekonomik faaliyetler, Yönetmelik kapsamında “uygun ekonomik faaliyet”tir. Ancak bir faaliyetin Ek1’de yer alması, tek başına “uyumlu ekonomik faaliyet” olarak nitelendirilmesi için yeterli değildir. Yönetmelik’in 6’ncı maddesi uyarınca uygun bir ekonomik faaliyetin uyumlu ekonomik faaliyet sayılabilmesi için aşağıdaki üç şartı birlikte sağlaması gerekmektedir:
|
Şart |
İçerik |
|
Önemli ölçüde katkı |
Faaliyetin, çevresel hedeflerden en az biri bakımından ilgili teknik tarama kriterlerinde yer alan önemli ölçüde katkı sağlama kriterlerini karşılaması. |
|
Önemli zarar vermeme |
Faaliyetin diğer çevresel hedeflerin hiçbirine önemli zarar vermemesi ve ilgili teknik tarama kriterlerinde yer alan önemli zarar vermeme kriterlerini karşılaması. |
|
Asgari sosyal koruma önlemleri |
Uluslararası Çalışma Örgütü’nün on temel sözleşmesinde işaret edilen ilkeler, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ndeki haklar, OECD Çok Uluslu Şirketler Rehberi, BM İş Dünyası ve İnsan Hakları Rehber İlkeleri ile ulusal çalışma ve sosyal güvenlik mevzuatına uyumu sağlayan prosedürlerin uygulanması. |
Yönetmelik’in 7’nci maddesinde çevresel hedefler; sera gazı emisyonlarının azaltımı, iklim değişikliğine uyum, su ve deniz kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve korunması, döngüsel ekonomiye geçiş, kirliliğin önlenmesi ve kontrolü ile biyoçeşitliliğin ve ekosistemlerin korunması ile restorasyonu olarak sayılmıştır. Bu altı hedef, Avrupa Birliği Taksonomisi’nde benimsenen çevresel hedeflerle esas itibarıyla örtüşmektedir.
Teknik Tarama Kriterleri
Bir ekonomik faaliyetin Taksonomi ile uyumunun değerlendirilmesinde esas alınacak teknik tarama kriterleri Yönetmelik’in ekinde yer almamakta olup Başkanlık tarafından belirlenerek Başkanlık’ın resmî internet sayfasında yayımlanacaktır. Bu yaklaşım, Taksonomi ile uyumun esaslı unsurlarının mevzuat değişikliğine ihtiyaç duyulmaksızın zaman içerisinde gözden geçirilmesine ve güncellenmesine imkân tanıyan dinamik bir yapı öngörmektedir. Bu politikanın yönünü ortaya koyan en açık göstergelerden biri, Başkanlık tarafından belirlenecek teknik tarama kriterleri doğrultusunda katı fosil yakıt kullanan üretim faaliyetlerinin çevresel açıdan sürdürülebilir ekonomik faaliyet olarak kabul edilmeyeceğinin Yönetmelik’te açıkça belirtilmiş olmasıdır
Bu dinamik yapı, Başkanlık’ın teknik tarama kriterlerini düzenli olarak gözden geçirme yükümlülüğü ile daha da güçlendirilmektedir. Kriterlerde yapılacak güncellemelerin ilgili yılın 15 Aralık tarihine kadar Başkanlık’ın resmî internet sitesinde yayımlanması ve bir sonraki yılda yürürlüğe girmesi öngörülmüştür. Bu nedenle Taksonomi ile uyum, sabit bir kavram olmaktan ziyade, dayandığı kriterlerin gelişimine paralel olarak değişebilecek bir nitelik taşımaktadır. Bu durum, Taksonomi uyumuna ilişkin taahhütler içeren uzun vadeli finansman sözleşmeleri bakımından önem arz etmektedir. Bu tür sözleşmelerde tarafların, uyumun finansmanın tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan kriterlere göre mi yoksa sonradan yapılan güncellemeler dikkate alınarak mı değerlendirileceğini açıkça belirlemeleri ve uygulanacak teknik tarama kriterlerinin hangi tarih esas alınarak tespit edileceğini sözleşmede net şekilde düzenlemeleri yerinde olacaktır.
Anahtar Performans Göstergeleri ve Raporlama
Yönetmelik, Taksonomi raporlamasında anahtar performans göstergelerini (“APG”) esas almaktadır. Ek-1 kapsamındaki faaliyetleri yürüten kurum, kuruluş ve işletmeler bakımından APG’ler, “Taksonomiye uygun veya taksonomiyle uyumlu ürün veya hizmetlerden elde edilen hasılat, yatırım harcamaları ve işletme giderlerinin oranları”dır. Finansal kuruluşlar için öngörülen APG’ler ise kuruluş türüne göre farklılaşmakta; zorunlu raporlama kapsamındaki finansal kuruluşlar kendi APG’lerini hesaplarken Yönetmelik’in 13/1 maddesi kapsamında raporlama yapan kurum, kuruluş ve işletmelerin güncel verilerini ve APG’lerini esas almaktadır.
Raporlamanın başlıca esasları aşağıdaki tabloda özetlenmektedir:
|
Konu |
Düzenleme |
|
İhtiyari Raporlama |
Ek-1’de yer alan uygun ekonomik faaliyetlerden en az birini yürüten kurum, kuruluş ve işletmeler, Başkanlık’ın resmî internet sayfasında yayımlanacak raporlama şablonlarına uygun şekilde raporlama yapabilir (m. 13/1). |
|
Zorunlu Raporlama |
Aracı kurumlar, yatırım ortaklıkları, portföy yönetim şirketleri, bankalar ile sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri raporlama yapmak zorundadır (m. 13/2). Raporlama usul ve esasları, ilgisine göre Sermaye Piyasası Kurulu (“SPK”), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (“BDDK”) ve Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (“SEDDK”) tarafından ayrı ayrı belirlenecektir. |
|
Geçiş Dönemi |
M. 13/2 kapsamındaki finansal kuruluşlar, 1 Ocak 2029 tarihine kadar taksonomi raporlaması yapmak zorunda değildir. |
|
Raporlama Dönemi ve Süresi |
Raporlar, ilgili yılın mali tablo döneminin bitimini takip eden altıncı ayın sonunda Çevrimiçi Taksonomi Yönetim Sistemi’ne (“ÇTYS”) yüklenir; özel hesap dönemi kullanan işletmelerde özel hesap dönemi sonu dikkate alınır. Raporlama, raporlamanın yapıldığı tarihten önceki yıla ait raporlama dönemini kapsar. |
|
%10 Raporlama Eşikleri |
M. 13/8; uygun ekonomik faaliyetlerden kaynaklanan hasılatın toplam hasılata, yatırım harcamalarının toplam yatırım harcamalarına ve işletme giderlerinin toplam işletme giderlerine oranı bakımından ayrı ayrı %10 eşikleri öngörmektedir. Hükümdeki şartların gerçekleştiği ölçüde ilgili ekonomik faaliyetlerin APG’si raporlamaya dâhil edilmeyebilir. |
|
Finansal Kuruluşların Raporlama Talebi |
Zorunlu raporlama kapsamındaki finansal kuruluşlar, kendi raporlamalarına konu olabilecek iş ve işlemler bakımından m. 13/1 kapsamındaki kurum, kuruluş ve işletmelerden Yönetmelik çerçevesinde raporlama yapmalarını talep edebilir. |
|
Geçiş Planı ve Doğrulama |
Taksonomi geçiş planı raporun tamamlayıcı unsurudur. Geçiş planına ve raporların doğrulanmasına ilişkin usul ve esaslar Başkanlık tarafından belirlenecektir. |
|
Kamuya Açıklık |
ÇTYS’ye yüklenen raporların kamuoyuna açık olması esastır. Taksonomi raporu dışındaki bilgi ve belgeler ise ilgili kurum, kuruluş veya şirketin izni dâhilinde üçüncü taraflarla paylaşılabilir. |
Yaptırımlar
Yönetmelik’in 23’üncü maddesi uyarınca, 13’üncü madde kapsamında raporlama yapanların gerekli bildirim, bilgi ve belgeleri verme yükümlülüğünü yerine getirmemesi idari para cezasına tabidir. Ayrıca İklim Kanunu’nun atıf yapılan 14’üncü maddesinin altıncı fıkrası, yanıltıcı beyanda bulunmayı da yaptırıma bağlamaktadır.
|
Yaptırım |
Uygulanacak esas |
|
Temel idari para cezası |
İklim Kanunu’nda 170.000 TL olarak belirlenen tutar, 2026/1 sayılı Tebliğ uyarınca 2026 yılı için 213.333 TL’dir. |
|
Tekerrür |
Cezanın tebliğinden itibaren üç yıl içinde fiilin tekrarı hâlinde ceza, ilk tekrarda bir kat; ikinci ve sonraki tekrarlarda iki kat artırılır. |
|
Her bir fiil için üst sınır |
İklim Kanunu kapsamında her bir fiil için uygulanacak idari para cezası, 2026 yılında 62.745.000 TL’yi aşamaz. |
Yönetmelik’in 23. maddesi, yaptırımların kapsamını yalnızca zorunlu raporlama yükümlülüğüne tabi kişilerle sınırlamamakta, daha geniş bir ifadeyle “13. madde uyarınca raporlama yapanlar”a atıfta bulunmaktadır. Bu ifade,Yönetmelik’in 13(1) maddesi kapsamında gönüllü olarak raporlama yapmayı tercih eden gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin de, raporlama için gerekli bildirim, bilgi veya belgeleri sunmamaları halinde İklim Kanunu’nun 14(6) maddesi uyarınca idari para cezasına maruz kalabileceğine işaret etmektedir. Bu nedenle, gönüllü raporlama yapılmasına karar verilmesi halinde, sunulan bilgilerin doğruluğunu ve gerektiğinde tevsik edilebilirliğini sağlayacak uygun iç kontrol mekanizmalarının oluşturulması önem taşımaktadır.
Taslak Yönetmeliğe Kıyasla Öne Çıkan Değişiklikler
16 Eylül 2024 tarihinde görüşe sunulan Türkiye Yeşil Taksonomi Yönetmeliği Taslağı’na (“Taslak Yönetmelik”) kıyasla, Yönetmelik aşağıdaki şekilde bazı farklılıklar taşımaktadır:
|
Konu |
Taslak Yönetmelik |
Yürürlüğe Giren Yönetmelik |
|
Raporlamanın kapsamı ve takvimi |
TSRS kapsamında sürdürülebilirlik raporlaması yapmak zorunda olan kurum ve kuruluşların, bir önceki yılda yürüttükleri uygun ekonomik faaliyetlere ilişkin doğrulanmış bilgileri e-taksonomi sistemine kaydetmesi öngörülüyordu. TSRS kapsamı dışındakiler ihtiyari raporlama yapabilecekti. Zorunlu raporlama ve doğrulamanın 1 Ocak 2027’den itibaren uygulanması planlanmıştı. |
Ek-1’de yer alan uygun ekonomik faaliyetlerden en az birini yürüten kurum, kuruluş ve işletmeler için raporlama ihtiyari; m. 13/2’de sayılan finansal kuruluşlar için zorunludur. Finansal kuruluşlar 1 Ocak 2029 tarihine kadar taksonomi raporlaması yapmak zorunda değildir. |
|
Konu |
Taslak Yönetmelik |
Yürürlüğe Giren Yönetmelik |
|
Finansal kuruluşlara ilişkin hükümler |
Finansal kuruluşlara özgü anahtar performans göstergeleri ve reel sektörden taksonomi raporlaması talep etme imkânı ayrıca düzenlenmemişti. |
Finansal kuruluşlara özgü APG’ler belirlenmiş; zorunlu raporlama kapsamındaki finansal kuruluşlara, kendi raporlamalarına konu olabilecek iş ve işlemler bakımından m. 13/1 kapsamındaki kurum, kuruluş ve işletmelerden taksonomi raporlaması talep etme imkânı tanınmıştır. |
|
Doğrulama |
Raporların doğrulanması zorunlu tutulmuş ve doğrulayıcı kuruluşların TÜRKAK tarafından akredite edilmesi öngörülmüştü. |
Doğrulamaya ilişkin usul ve esasların belirlenmesi Başkanlığa bırakılmıştır. |
|
Teknik tarama kriterlerinin güncellenmesi |
Güncellenen kriterlerin 31 Aralık’a kadar yayımlanması ve takip eden yıldan sonraki mali yıldan itibaren geçerli olması öngörülmüştü. |
Güncelleme yapılması hâlinde kriterler her yılın 15 Aralık tarihine kadar yayımlanacak ve güncellendiği yılı takip eden yıl itibarıyla geçerli olacaktır. |
|
Katı fosil yakıtlar |
Katı fosil yakıtlar kullanan enerji üretim faaliyetleri çevresel açıdan sürdürülebilir ekonomik faaliyet olarak değerlendirilmiyordu. |
Hüküm, katı fosil yakıtlar kullanılan üretim faaliyetlerini kapsayacak şekilde değiştirilmiştir. |
|
Yaptırım dayanağı |
İdari para cezası bakımından 2872 sayılı Çevre Kanunu’na atıf yapılmaktaydı. |
İklim Kanunu’nun 14’üncü maddesinin altıncı, dokuzuncu ve on birinci fıkralarına atıf yapılmıştır. |
Düzenlemenin Etkisi ve Mevcut Düzenleyici Çerçevedeki İşlevi
Yönetmelik, sürdürülebilir finansman amaçları bakımından ekonomik faaliyetlerin sınıflandırılmasına yönelik ortak bir çerçeve oluşturmaktadır. Bununla birlikte, Bankaların Yeşil Varlık Oranı Hesaplaması Hakkında Tebliğ (“YVO Tebliği”) kapsamında öngörülen ayrı raporlama rejimi yürürlükte kalmaya devam etmektedir. YVO Tebliği’nin 6(2) maddesi uyarınca, uyumlu varlıkların belirlenmesinde kullanılacak teknik tarama kriterleri Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (“Kurul”) tarafından belirlenmekte olup, Kurul çevresel hedeflere ilişkin yetkili kamu otoriteleri tarafından oluşturulan teknik tarama kriterlerinin uygulanmasına da karar verebilmektedir. Bu nedenle, Yönetmelik kapsamında Başkanlık tarafından yayımlanacak teknik tarama kriterlerinin Yeşil Varlık Oranı hesaplamalarında kendiliğinden uygulanacağı varsayılmamalı, Kurul’un bu konudaki yaklaşımı ayrıca takip edilmelidir. Reel sektör bakımından raporlama ihtiyari olmakla birlikte, finansal kuruluşların m. 13/4 kapsamındaki raporlama talep etme yetkisi Taksonomi verilerinin finansman süreçlerindeki önemini artırabilir. ÇTYS’ye yüklenen raporların kamuoyuna açık olması esastır. Bu çerçevede, bir ürün veya hizmetin Taksonomi kapsamında gerekli koşulları karşıladığı yönünde halkla ilişkiler, finansman, reklamcılık veya pazarlama faaliyetleri yoluyla aldatıcı bir algı yaratılması, Yönetmelik’te tanımlanan yeşile boyama riski bakımından önem taşıyabilir.
Her ne kadar reel sektörde faaliyet gösteren işletmeler bakımından raporlama gönüllü nitelikte olsa da, Yönetmelik’in 13(4) maddesi uyarınca finansal kuruluşların raporlama talep edebilme imkânı, Taksonomi verilerinin finansman süreçlerindeki önemini artırabilir. Çevrimiçi Taksonomi Yönetim Sistemi’ne yüklenen raporlar kural olarak kamuya açıktır. Bu çerçevede, bir ürün veya hizmetin ilgili Taksonomi koşullarını sağladığı yönünde halkla ilişkiler, finansman, reklam veya pazarlama faaliyetleri aracılığıyla yanıltıcı bir izlenim yaratılması, Yönetmelik’te tanımlanan yeşil aklama (greenwashing) riski bakımından önem taşıyabilir.
Yönetmelik, Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın kesin uygulama döneminin 1 Ocak 2026 tarihinde başlamasının ve Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği’nin 27 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girmesinin ardından, ayrıca Türkiye’nin 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi emisyonların fiyatlandırılmasına yönelik piyasa temelli bir mekanizma sunarken, Taksonomi çevresel açıdan sürdürülebilir ekonomik faaliyetlerin sınıflandırılmasına yönelik bir çerçeve getirmektedir. Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği uyarınca sistem bir pilot dönemle başlayacak olup, bu dönemin kapsamı, süresi ve uygulama esasları Karbon Piyasası Kurulu tarafından belirlenecektir. Taksonomi’nin ekonomik faaliyet bazında AB Taksonomisi ile ne ölçüde uyumlu olduğu ise teknik tarama kriterlerinin yayımlanmasının ardından değerlendirilebilecektir.
Sonuç
Yönetmelik’in uygulamadaki etkisi, Başkanlık’ın teknik tarama kriterlerini ve raporlama şablonlarını yayımlaması, doğrulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemesi ve ayrıca Yönetmelik’in 13(5) maddesi kapsamında SPK, BDDK ve SEDDK tarafından finansal kuruluşlara yönelik raporlama usul ve esaslarının oluşturulmasıyla birlikte daha net şekilde ortaya çıkacaktır. Ek 1’de yer alan faaliyetleri yürüten reel sektör şirketleri bakımından raporlama gönüllü olmakla birlikte, bu şirketlerin finansal kuruluşlardan gelebilecek olası raporlama taleplerine cevap verebilecek veri sistemlerine sahip olup olmadıklarını şimdiden değerlendirmelerinde fayda bulunmaktadır. Yönetmelik’in Geçici 1. maddesi ile 13(7) maddesi birlikte değerlendirildiğinde, ilgili otoriteler tarafından çıkarılacak düzenlemelerde aksi öngörülmedikçe, 2029 yılında sunulacak ilk zorunlu raporların 2028 raporlama dönemini kapsaması mümkündür. Söz konusu düzenlemeler, ilk raporlama döneminin kapsamı ve takvimine ilişkin belirsizlikleri netleştirecektir.
The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.









