İklim değişikliği, dünya genelinde
olduğu gibi Türkiye'de de etkisini artırarak
gösteriyor ve ekonomik, sosyal ve hukuksal açıdan
önemli dönüşümleri zorunlu
kılıyor.
Türkiye'nin coğrafi konumu ve
gelişmekte olan bir ülke olması sebebiyle iklim
değişikliğinden en çok etkilenecek
ülkeler arasında yer alması, düşük
karbon ekonomisine geçişi ve yeşil
dönüşümü kaçınılmaz hale
getiriyor.
Bu doğrultuda hazırlanan Türkiye'nin ilk
İklim Kanunu, Türkiye'nin 2053 Net Sıfır
Emisyon Hedefine ulaşmasını sağlamak ve iklim
değişikliğiyle mücadeleyi yasal bir
çerçeveye oturtmak amacıyla 20 Şubat 2025
tarihinde TBMM'ye sunuldu ve 26 Şubat 2025 tarihinde
Çevre Komisyonundan geçti. Kanun, mevcut Çevre
Kanunu ve ilgili mevzuatlar ile uyumlu olup, Türkiye'nin
sera gazı emisyon azaltım politikalarını yasal
çerçeveye oturtarak özel sektör, kamu ve
sivil toplum paydaşlarını kapsayan kapsamlı bir
dönüşümü hedeflemektedir.